Alsancak Dedektiflik, Özel Dedektiflik

Boşanma Nedenleri ve Kanıtlanmaları

Boşanma Nedenleri ve Kanıtlanmaları

BOŞANMA NEDENLERİ VE KANITLANMALARI

Ülkemizde yürürlükte olan hukuk sisteminde 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un 161 –  162 – 163 – 164 – 165. ve 166. maddelerinde boşanma sebepleri açıkça ifade edilmiştir. Bu boşanma nedenlerine göre 161. madde aldatma (zina), 162. madde Hayata kast pek kötü veya onur kırıcı davranış, 163. öadde haysiyetsiz yaşam sürme yüz kızartıcı suç işleme, 164. madde evi terk, 165. akıl hastalığı ve 166. madde evlilik birliğinin temelden sarsılması olarak düzenlenmiştir. Aldatan tarafının kusurlu olduğunun somut bazı delillerle ispatlanması gerekmektedir. Karşı tarafın kusurlu olduğunu ispat edebilecek olan kanıtların hukuka uygun yollardan elde edilmiş olması çok önemlidir. Açtığınız boşanma davasını kazanmanızı sağlayacak deliller boşanma nedenlerine göre aşağıda ayrı ayrı açıklanmıştır. Bu kanıtların hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş olması çok önemlidir. Çünkü hukuka aykırı bir şekilde elde edilen kanıtlar boşanma davalarında yargılamayı yapan mahkemeye sunulduğu zaman, mahkeme hakimi dosyada bulunan bu kanıtlara itibar etmeyerek bunları kanıt olarak da değerlendirmez.

Boşanma Sebeplerine Göre Deliller

  1. Madde Aldatma (zina)

Aldatma (zina) eylemi Medeni Kanunu’muza göre 1. dereceden tam kusur olarak kabul edilip özel bir boşanma nedenidir. Aldatma (zina) eyleminin kanıtkanmasında kamuya açık alanlarda çekilen video görüntüleri, fotoğraflar, otel konaklama vb. kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri, aldatma ile ilgili mesaj kayıtları, sevgiliye yazılan aşk içerikli mektuplar, doktor raporları, kadın ya da erkeğin ayrı yaşadığı dönemlerde bulaşıcı bir cinsel hastalığa yakalandığını gösteren raporlar ve ilaç reçeteleri, karşı tarafın sevgilisi ya da partneriyle çekilmiş samimi cinsel temalı video görüntüleri ve fotoğraflar, gayri meşru çocuğun nüfusa işletilmesi durumunda nüfus kayıt bilgileri, kadının sevgilisinden bir çocuk aldırdığını gösteren (kürtaj) raporlar, gayri meşru çocuğa ait adli tıptan alınan DNA karşılaştırma raporları ve karşı tarafın partneriyle cinsel beraberlik yaşadığına dair hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü delil, T.M.K. Madde 161. Aldatma (zina) nedeniyle boşanma davasında boşanma nedenini ispatlamak adına kanıt olarak kullanılır. Ancak aldatma (zina)  eylemini ispatlayacak kanıtların, zina eyleminin öğrenildiği andan ibaren 5 yıl içinde kullanılması gerekmektedir. 5 yıllık süre geçtikten sonra bu deliller kullanılarak  aldatma (zina), boşanma sebebi olarak öne sürrülüp eşe karşı boşanma davası açılamaz. Ayrıca eşin aldatma eylemi hoşgörüyle karşılanıp, eşin affedilmesi durumunda da eşin affedildiği tarihten sonraki bir tarihte eşin aldatma (zina)  eylemi öne sürülerek eşe karşı boşanma davası açılamaz. Çünkü T.M.K. Madde 161. Aldatma (zina) boşanma sebebini düzenleyen kanun maddesinin son fıkrasında affeden tarafın dava hakkı olmadığı açık olarak ifade edilmiştir.

  1. Madde Hayata Kast Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış

            Hayata kast pek kötü veya onur kırıcı davranış maddesine göre boşanma davası açılabilmesi için, eşin hayatınıza kast ettiğini doktor raporları ve adli tıp kurumundan alınan kesin rapor ile polis karakolu ve cumhuriyet savcılığınca eşinizin ve varsa olayı tanık olan kişilerin ifadelerinin alınması ile ispatlanması gerekmektedir. Ayrıca, eşinizin size pek kötü davranışlarda bulunduğunu yine doktor raporları ve adli tıp ihtisas kurumundan alınan kesin rapor ile polis karakolu ve cumhuriyet savcılığınca eşinizin ve varsa olayı tanık olan kişilerin ifadelerinin alınması ile ispatlanması gerekmektedir. Eşinizin size karşı onur kırıcı davranışlarda bulunduğu olayı gören tanıkların ifadelerinin alınmasıyla ispatlanabilir. Ayrıca olay anında çekilmiş video ve ses kayıtları ile eşinizin size karşı onuru kırıcı davranışlar sergilediğini mahkeme huzurunda ispatlayarak eşinizden T. M. K. 162. madde hayata kast pek kötü veya onur kırıcı davranış gerekçesiyle boşanabilirsiniz. Fakat eşinizin size karşı yapmış olduğu hayata kast pek kötü veya onur kırıcı davranış fiili hoşgörüyle karşılanıp eşin affedilmesi halinde ise eşin affedildiği tarihten daha sonraki bir tarihte aynı gerekçe öne sürülerek eşe karşı boşanma davası açılamaz. Çünkü T.M.K. Madde 162.’nin boşanma sebebini belirleyen kanun maddesinin son fıkrasında affeden tarafın dava hakkı olmadığı açık olarak izah edilmiştir.

  1. Madde Suç İşleme ve Haysiyetsiz Yaşam Sürme

           Suç işleme ve haysiyetsiz yaşam sürme boşanma sebebini öne sürerek eşinize karşı boşanma davası açabilirsiniz. Fakat bu kanun maddesine göre eşinizin evlilik kurumu içerisinde küçük düşürücü ve yüz kızartıcı bir suç işlemiş olması gerekmektedir. Eşinizin işlemiş olduğu bu suçun ceza yargılamasının yapılmış ve yargılama sonucunda aldığı cezanın kesinleşmiş olması gerekmektedir. Eşinizin yargılandığı mahkemede az ceza alması, aldığı cezanın paraya çevrilmiş olması, hükmün ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geriye bırakılması gibi durumlar eşinizin bu konudaki kusurunu ortadan kaldırmaz. Boşanma davası yargılaması yapan aile mahkemesi eşinizin bu durumunu kusurlu olarak değerlendirerek, vicdani kanaatine göre yasalara uygun şekilde boşanmanız yönünde karar verecektir. Eşinizin evlilik birliği içinde haysiyetsiz yaşam sürmesini, kamuya açık alanlarda hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş kamera görüntüleri, fotoğraflar, eşinize ait ses kayıtları, kabahatler kanununa göre eşiniz ile ilgili uygulanan cezai işlemler hakkında düzenlenen belgeler ile aile mahkemesi huzurunda mahkeme hakimi tarafından tanıkların beyan ve iddiaları vb. kanıtlarla eşinizin haysiyetsiz yaşam sürdüğünü ispat ederek eşinizden boşanabilirsiniz.

  1. Madde Evi Terk

           Eşlerden birisi, evlilik birliğinden doğan sorumluluklarını yerine getirmemek amacıyla diğer eşii terk ettiği ya da haklı bir neden olmaksızın ortak konuta dönmediği takdirde ve bu ayrılık süresi en az altı ay sürmüş olmasına rağmen bu durum devam ediyor ve üstüne üstlük talep üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar da sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, bu durumda boşanma davası açabilir. Diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan ya da haklı bir sebep olmadığı halde ortak konuta dönmesine engel olan eş de terk etmiş sayılır. Davaya hakkı olan eşin talebi üzerine hâkim ya da noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe 2 ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi durumunda oluşacak sonuçlar ile ilgili uyarıda bulunur. Bu ihtar gerekirse ilan yoluyla da yapılır. Fakat, boşanma davası açmak maksadıyla belirli sürenin 4. ayı bitmedikçe ihtar talebinde bulunulamaz ve ihtardan sonra 2 ay geçmedikçe de dava açılamaz.

  1. Madde Akıl Hastalığı

            Eşe karşı akıl hastalığı nedeni ileri sürülerek boşanma davası açılabilmesi için eşin gerçek manada akıl hastalığına yakalanmış olması gerekmektedir. Günümüzde insanların akıl hastalığına bağlı olarak boşanma davası açılması hususunda birçok bilgiyi yanlış bildiği görülmektedir. Örneğin eşin akıl hastalığı vb. sağlık sorunları yaşadığı zaman, bu rahatsızlıkların tedavi edilmesi amacıyla sakinleştirici, uyku ilacı, çeşitli antidepresan ilaçlar kullandığında eşin sinir krizi geçirdiği durumlarda ve yine eşin bazı dengesizce hareketler sergilediği durumlarda, eşin akıl hastası olduğu düşünülerek eşe karşı akıl hastalığına dayalı boşanma davası açmak için karar alınmaktadır. Bu şekilde alınan karar çok yanlış olduğu gibi, bu sağlık sorunları öne sürülerek eşe karşı akıl hastalığına dayalı açılan boşanma davaları da aile mahkemesi hakimleri tarafından zaten reddedilmektedir. Eşe karşı akıl hastalığı sebebi öne sürülerek boşanma davası açabilmek için eşin yakalandığı akıl hastalığı hakkında belirli şartların oluşması gereklidir. Bu şartların en başında, eşin yakalandığı akıl hastalığına evlilik kurumu sürerken yakalanmış olması, en az 3 yıl devam etmesi, tedavisinin mümkün olmaması ve eşin akıl hastalığına yakalanması sebebiyle evlilik birliğinin çekilmez bir hale gelmiş olması gerekmektedir. Ayrıca eşin yakalandığı akıl hastalığının, tam donanımlı bir devlet hastanesi tarafından heyet raporu ile rapor haline getirilmesi, hazırlanan bu raporda yakalanılan akıl hastalığının türü, tedavisinin mümkün olmayacağı, akıl hastalığına sebep olan etmenler ile beraber hastanın gelecekte evlilik birliği üzerindeki yapacağı olumsuz etkiler açıkça ifade edilmiş olmalıdır. Ayrıca akıl hastalığına yakalanan eşin, tedaviden uzun süreli olarak ısrarla kaçınmak ya da kaçmak suretiyle tedavi olmak istememesi gerekmektedir. Bu şartlar oluştuğunda eşe karşı akıl hastalığına dayalı boşanma davası açılabilir. Açılacak söz konusu boşanma davası, boşanma ile sonuçlanacaktır.

  1. Madde Evlilik birliğinin temelden sarsılması

            Evlilik birliğinin temelden sarsılmasına dayalı olarak, eşe karşı açılacak boşanma davası genel bir boşanma davası sebebi olup, günümüzde genelde açılan boşanma davalarının çok büyük bir bölümü de bu madde dayanak gösterilerek açılmaktadır. Bir eşin, diğer eşe karşı evlilik birliğinin temelden sarsılmasına bağlı olarak açacağı boşanma davasında oluşması gereken birtakım şartlar vardır. Bir eşe karşı evlilik birliğinin temelden sarsılması dayanak gösterilerek boşanma davası açılabilmesi için, eşler tarafından ortak hayatın sürdürülmesinin son derece temelinden sarsılmış olması gerekmektedir. Bu durumda eşe karşı boşanma davası açılabilir. Ancak böyle bir durumda, yukarıda açıklanan şartlarda davayı açan eşin kusuru daha ağır ise dava açılan eşin, açılan davaya karşı itiraz hakkı vardır. Diğer yandan bu itiraz hakkının kötüye kullanılması niteliğinde olursa ve evlilik kurumunun devamında, dava açılan eş ve çocuklar açısından korunmaya değer bir fayda hiçbir şekilde kalmamışsa, aile mahkemesi boşanmaya karar verebilir. Eşe karşı evlilik birliğinin temelden sarsılmasına dayalı açılacak olan boşanma davasında, davayı açan eş öne sürdüğü boşanma sebeplerini yargılamada esnasında kanıtları ve ayrıca tanıklarıyla ispatlamak zorundadır. Evlilik birliğinin temelden sarsılmasına bağlı olarak açılacak olan boşanma sebeplerinden öncesinde yukarıda belirtilen nedenlerin bir ya da birkaçı olması durumunda, eşe karşı Türk Medeni Kanunu 166. maddesine göre evlilik birliğinin temelden sarsılmasına dayalı boşanma davası açılabilir. Yukarıda belirtilen boşanma sebepleri haricinde de daha bir çok sebebi hem aile mahkemeleri hakimleri hem istinaf mahkemeleri hem Yargıtay’ın ilgili hukuk daireleri hem Yargıtay Genel Kurulu boşanma sebebi olarak değerlendirmiştir.

Boşanma Kusurunun İspatlanmaması

Eşe karşı açılacak olan boşanma davasında eşin kusurları her halükarda boşanma davasını açan eş tarafından ispatlanması şarttır. Açılan boşanma davasında, eşin boşanma sebeplerini ispatlayamadığı hallerde açılmış olan boşanma davasının aile mahkemesince reddine karar verilecektir. Böyle bir durumda açılan boşanma davası kesinleştiği tarihten itibaren, boşanma davası açan eş aradan 3 yıl geçmedikçe her ne sebeple olursa olsun eşine karşı yeni bir boşanma davası açamaz. Boşanma davası açılıp reddedildikten sonra eşlerin ortak hayatı yeniden tesis edilmemiş ise, evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin boşanma davası açıp boşanma talebi halinde açılacak olan boşanma davasında tarafların boşanmasına karar verilir.

Kimler Neler Demiş?

avatar
KAPAT